CBAM 1 Ekim 2023 Tarihinden İtibaren “3 Yıllık Geçiş Dönemi Olarak” Uygulanacak
CBAM’ın kademeli olarak uygulanmaya konulması, AB endüstrisinin karbondan arındırılmasını desteklemek için AB Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) kapsamında ücretsiz tahsisat[1] tahsisinin aşamalı olarak kaldırılması uyumlu görülmüştür.
10 Mayıs 2023 tarihinde CBAM Yönetmeliği imzalanmış olup, Yönetmelik daha sonra 16 Mayıs 2023’te AB Resmi Gazetesi’nde yayınlanmasının ertesi günü resmen yürürlüğe girmiştir.
CBAM 1 Ekim 2023 tarihinde geçiş dönemi olarak uygulamaya girecek olup, ithalatçılar için ilk raporlama dönemi 31 Ocak 2024 tarihinde sona erecektir. Bu programda özetle CBAM altında emisyon raporlaması için kurallar ve gereksinimler, AB Üye Devletleri uzmanlarından oluşan CBAM Komitesi’ne danıştıktan sonra CBAM Komisyonu tarafından benimsenecek bir uygulama yönetmeliği ile daha da ayrıntılı bir şekilde belirlenecektir. Özetle bir uygulama yönetmelik geleceğinin bilgisi verilmiştir.
CBAM başlangıçta, üretimi karbon yoğun olan ve en fazla karbon sızıntı riski taşıyan belirli malların ve seçilmiş öncüllerin ithalatına uygulanacak: çimento, demir ve çelik, alüminyum, gübreler, elektrik ve hidrojen. Bu genişletilmiş kapsama sahip olarak, CBAM tamamen uygulandığında, ETS kapsamındaki sektörlerdeki emisyonların %50’den fazlasını kapsayacaktır. Siyasi anlaşma gereği, CBAM 1 Ekim 2023 tarihi itibarıyla geçiş dönemi olarak yürürlüğe girecektir.
CBAM’ın bir anda değil, aşamalı olarak devreye alınacağı bilgisi verilmiştir. Bu kapsamda, CBAM’ın zaman içinde aşamalı olarak uygulanması, AB ve AB dışında ki işletmeler ile kamu otoriteleri için dikkatli, öngörülebilir ve orantılı bir geçişe de olanak sağlaması hedeflenmiştir. Bu dönemde, yeni kurallar kapsamındaki malların ithalatçıları, sadece ithalatlarına gömülü sera gazı emisyonlarını (doğrudan ve dolaylı emisyonlar) raporlamakla yükümlü olacaklar ve herhangi bir finansal ödeme veya düzeltme yapmayacaklardır.
Anlaşma, dolaylı emisyonların bazı sektörlerde (çimento ve gübreler) geçiş döneminden sonra kapsama alınacağını ve bu süre içinde belirlenecek bir metodolojiye dayanacağını öngörmektedir. Bu geçiş döneminin amacı, tüm paydaşlar (ithalatçılar, üreticiler ve otoriteler) için bir pilot ve öğrenme dönemi olarak hizmet etmek ve kesin dönem için metodolojiyi iyileştirmek için gömülü emisyonlar hakkında yararlı bilgileri toplamaktır.
AB Parlamentosu’nun Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) Geçici ve Koşullu Anlaşması
Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat İlerleme Bilgi Notu
(İlerleme Raporu)
Sınırda Karbon Mekanizması (CBAM) için Avrupa Parlamentosu küresel iklim hedefini yükseltmek için daha geniş bir kapsam ve daha hızlı aksiyon alınması çağrısında da bulunmaktadır.
Bu kapsamda;
• Merkezi bir AB CBAM otoritesi oluşturulacaktır.
• 2032 yılı beklenmeden ETS’de verilen ücretsiz tahsisatların CBAM’dan önce sonlandırılması.
• Az gelişmiş ülkelerde yeşil’e geçişi desteklemek için AB bütçesinden CBAM gelirleri destek olarak kullanılacaktır.
• Kapsam organik kimyasalllar, hidrojen ve amonyak ile dolaylı emisyonları içerecek şekilde genişletilecek
Özetle, parlamentonun 2022 Haziran ayında yukarıda ki tutumu benimsemesiyle Sınırda Karbon Mekanizması ve ETS I-II sürecinin kararlılıkla devam edeceği ve önümüzde ki günlerde karbon konusunun gündemde ki etkisinin artarak devam edeceği öngörüldüğünü hatırlatmak isteriz.
13 Aralık 2022 tarihinde AB Parlamentosunda Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) konusunda geçici ve koşullu bir anlaşmaya varıldığı beyan edildi. Anlaşmanın kesinleşmeden önce AB üye ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanması ve her iki tarafça da kabul edilmesi gerekmektedir.
Yeni kuralların kapsamına giren ürün ve sektörlerle ilgili olarak, CBAM başlangıçta karbon yoğun sektörlerden bazılarındaki belirli ürünleri kapsayacaktır: demir – çelik, çimento, gübre, alüminyum, elektrik ve hidrojen ve ayrıca bazı girdiler ve sayılı aşağıyönlü ürünler olacaktır. Dolaylı emisyonlar da keskin sınırlarla belirtilecek şekilde mevzuatlarında yer alacaktır.
CBAM, geçici anlaşma kapsamında, Ekim 2023‘ten itibaren devreye girecektir.
Başlangıçta, basitleştirilmiş bir CBAM geçerli olacak olup, yalnızca raporlama yükümlülükleri ile yer alacaktır. Burada ki amaçları verilerin toplanması olarak ifade edilmektedir. Geçiş sürecinin bitiş tarihi daha sonraki müzakerelerde yer alacaktır.
Geçiş sürecinin tamamlanması ile birlikte tam bir CBAM devreye girecek olup, ilgili sektörler için süreci revize edilmiş AB emisyon ticaret sistemi (ETS) kapsamında başladıktan sonra, ücretsiz tahsisatların kademeli olarak kaldırılmasına paralel olarak aşamalı olarak uygulanacaktır. Bu, CBAM‘ın uluslararası ticaret kurallarına uygunluğunu da sağlayacaktır.
CBAM sektörleri için ücretsiz tahsisatların kademeli olarak kaldırılması konusunda halen devam eden AB ETS müzakereleri bağlamında anlaşmaya varılması gerekmektedir.
Özetle, CBAM süreci henüz tamamlanmamış olmakla birlikte, müzakereler devam etmektedir. Parlamento yaptığı bildirimde bir sonra ki aşamada AB hükümetleri ile bir anlaşmaya varılmaya çalışacağının bilgisini vermektedir. AB Parlamentosu ve komisyonun geçici koşullu anlaşmasında,
Geçiş dönemi başlangıcı için 01.10.2023 tarihi belirlenmiş olup, Plastikler, Organik kimyasallar, ve amonyak’ın geçiş döneminde kapsamda olmayacağı, demir-çelik sektörüne ait girdiler, vidalar, civatalar vb gibi çelik ürünlerin kapsamda olacağının, ayrıca ETS kapsamında AB ürünleri için ödenen karbon fiyatı ile ithal mallar için ödenen karbon fiyatının birbirleri ile karşılaştırılarak aradaki karbon fiyatının farkının ödenmesi için CBAM sertifikalarının alınmasının da zorunlu olacağı gözlemlenmektedir.
Avrupa Birliği Sınırda Karbon İlerleyişi Bilgi Notu
“Danışmanlığı Yapılan Tesisler için Hazırlanmış 4. İlerleme Raporudur”
Günümüzde çokça üzerinde durulan mekanizmalardan biri olan, Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı karbon kaçağının önüne geçilmesi, ekonomik büyümenin kaynak kullanımına bağlılığının sona ermesi ve hiçbir bölgenin geride bırakılmaması hedeflerini içeren yeni büyüme stratejisidir. Bu kapsamda yapılması planlananlar ve beklentiler aşağıda yer almaktadır.
Avrupa Yeşil Mutabakatı daha önce de paylaştığımız üzere; Avrupa’nın 2050 yılına kadar ilk iklim nötr kıta olmasını amaçlarken, Komisyonun, bu hedefe nasıl ulaşacağına ilişkin bir vizyon olarak paylaşılmaktadır.
Yeni 2030 iklim hedefinin kabul edilmesinin ardından AB, Paris Anlaşması yükümlülükleri doğrultusunda NDC (Ulusal Beyanlar)’sini güncelleyerek 2030 iklim ve enerji hedeflerinin doğrultusunda kabul ettiği %55 hedefini UNFCCC’ye de sundu.(*1) Bu hedef (55’e Uygun paketi) “ 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarının 1990 yılına kıyasla %55 oranda azaltılabilmesi hedefini gerçekleştirmek adına yayımlandığını” ifade edebiliriz.
55’e Uygun Paketi, yeni temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılmasına yönelik mekanizmaların kurulmasıyla, AB sanayisini karbonsuzlaştırma yolunda adımlar atmayı planlıyor. Hâlihazırda işletmelerin ve KOBİ’lerin temiz enerjiye yatırımlarını destekleyen İnovasyon Fonu’nun, sanayiyi karbonsuzlaştırma yolunda inovatif projeler ve altyapılar için finansmanları artırmasının beklendiği bilgisi paylaşılmaktadır.
Üçüncü ülkelerin AB ile benzer şekilde iddialı iklim hedefleri ortaya koymadığı takdirde yaşanması olası olan “karbon sızıntısı” riskiyle başa çıkmak amacıyla da “Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması” (Carbon Border Adjustment Mechanism – CBAM) teklifinde bulunulmuştur.
Karbon sızıntısı riski, belirli sanayi sektör ve alt sektörlerinde bulunan işletmelerin operasyonlarını daha az iddialı iklim hedeflerine sahip olan diğer ülkelere taşıması veya ithal edilen ürünlerin piyasadaki daha az sera gazı emisyonu içeriğine sahip ürünlerin yerini alması ile ortaya çıkmaktadır.
Avrupa Konseyi tarafından 15.03.2022 günü yapılan açıklamayla Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması için mutabakat sağlanan taslak ‘da (SKDM) ilk olarak 01.01.2023 ‘ten itibaren Çimento, Alüminyum, Gübre, Elektrik Enerjisi ile Demir Çelik alanında ki ürünlerin ithalatına uygulanacaktır.
Konsey tarafından 1 Ocak 2026 tarihine kadar Avrupa Parlamentosuna ve Konseyine sunulacak rapora göre de düzenlemenin uygulanacağı ürün gruplarının kapsamı genişletilebilecek.
2026 yılında ise tam anlamıyla yürürlüğe girmesi beklenmektedir.
Uygulama kapsamında birlik ülkelerine ihracat yapmak isteyen üreticilerin kendi ülkelerindeki ve varsa üçüncü ülkelerde yaptıkları üretim bilgilerini kapsayan merkezi bir veritabanı kurulacak. Birlik ülkelerinden birinde yerleşik olan firmaların da ithalat işlemi için öncelikle SKDM beyanında bulunması gerekecek. İthalatçının birlik ülkesinde yerleşik olmaması halinde bu yükümlülük firmanın gümrük temsilcisi tarafından yerine getirilecek (Türkiye için SKDM kurulu kurulması planlanmaktadır).
Bu beyanda bir önceki takvim yılı boyunca ithal edilen her türlü eşya için ton, elektrik için Megavat-saat bakımında toplam miktar, elektrik için megavat-saat başına karbondioksit emisyonu, diğer her türlü ürün için ise gömülü emisyon değerleri yer alacak.
Gönderi başına değeri 150 Avronun altında olan ithalat işlemleri uygulamadan muaf olacak.
Bu mekanizmaya göre, AB’de konumlanan ithalatçılar, ithal ettikleri ürünler için AB karbon fiyatlandırma kurallarına bağlı üretim yapıyorlarsa ödemeleri gereken karbon fiyatına uygun düşen karbon sertifikaları almak zorunda kalacak. Ancak, Birlik dışında konumlanan bir üreticinin üçüncü ülkede üretilen mallar için hâlihazırda bir karbon fiyatlandırılmasına tabi olduğunu kanıtladığı takdirde, AB’de konumlanan ithalatçıların buna denk düşen maliyeti tamamen düşebileceği de belirtiliyor. Karbon sertifikalarının fiyatlandırmasının da haftalık olarak hesaplanan ortalama açık arttırma fiyatlarını yansıtacağı ortaya koyuluyor.
Diğer yandan Komisyon, ithal ve Birlik içinde üretilen ürünler için eşit oranda karbon fiyatlandırması yaparak karbon sızıntısı riskini ortadan kaldırmayı amaçlıyor. Bunun için de Sınırda Karbon Düzenlemesi Mekanizması kapsamındaki sektörler için AB ETS kapsamında verilen ücretsiz tahsisatların aşamalı olarak kaldırılmasına ve Birlik içinde üretilen ürünlerin lehine bir muamele gösterilmemesine özellikle dikkat edileceği belirtiliyor. Bu mekanizmanın Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kuralları ve diğer uluslararası yükümlülüklere uyumlu olarak tasarlandığı da yasa teklifinde özellikle vurgulanıyor. Düzenlemenin, üçüncü ülkelerden ithal edilen ürünlerin Birliğin gümrük bölgesine girdiği takdirde – üretim sırasında AB ETS’ye tabi olduğu durumlar haricinde- üçüncü ülkelere ve bölgelere uygulanacağı belirtiliyor.
TÜSİAD tarafından yayımlanan “Ekonomik Göstergeler Merceğinden Yeni İklim Rejimi” başlıklı rapora göre ise sınırda karbon düzenlemesi kapsamında bir ton CO2 için 30 avro vergi uygulanırsa Türkiye’den AB’ye ihraç edilen ürünler arasında bu durumdan en çok etkilenecek olan sektör 170 milyon avro ile çimento sektörü olacak.(*3)
Çimentonun ardından makine, tekstil, otomotiv, demir-çelik gibi sektörlerin gelmesi bekleniyor.
Ayrıca; AB Uluslararası Yeşil Koalisyonlar kurmak istemektedir. Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 80’inden sorumlu olan G20 ekonomileri, AB’nin yeşil gündeminde özel bir yer tutuyor.
#yeşilmutabakat, #sınırdakarbon, #sınırdakarbonmüşavirliği