27 Kas
Dünya Limit Aşıyor
İklim değişikliği kapsamında 1,5 C’lik sınırlandırma ve sıcaklıkların 2 C düşürülmesi hedefiyle bilinen Paris Anlaşmasına sayılı günler kala; Birleşmiş Milletler Programı (UNEP) tarafından yeni bir rapor yayımlandı.
Yayımlanan raporda, her yıl olduğu gibi bu yılda seçilen sektörlerin emisyon azaltım potansiyellerine odaklanılmış ve önemli uyarılarda bulunulmuştur.
Raporun ismi itibariyle Küresel anlamda ki müdahalelerin ne kadar ağır kaldığına bir gönderme olduğunuda düşündüğümüzü yeri gelmişken ifade etmek isteriz.
UNEP’in Emisyon Açığı Raporu Paris Anlaşması’nda yer alan tarafların taahhütlerini tam anlamıyla yerine getirmesine değinerek, sıcaklıkların 3,2 C artabileceğini öngörmüştür. 1,5 C’lik sınırlandırma hedefinin tutturulması için 2020 ila 2030 yılı içerisinde küresel azaltım taahhütlerinin en az beş kat arttırılması gerektiği, son on yılda sera gazı emisyonlarının %1,5 oranında arttığı ve ormansızlaşma gibi arazi kullanımlarında ki değişiklikleri de içeren 2018 yılı emisyonlarının 55,3 GgCO2e seviyelerine ulaştığı paylaşılmıştır.
Bu durum, her ülke’nin vaatlerini güçlendirmesi ve yeterince hızlı aksiyon alınması gerektiğini açıkca ifade etmektedir.
Raporda Türkiye’nin ulusal katkılarından da bahsedilmiş olup, enerji sektörü en fazla sera gazı emisyonuna neden olan sektör olarak ele alınmış ve 2018 yılı itibari ile Türkiye, 2017 – 2023 dönemi için toplam enerji talebini 2017 yılına göre %14 oranında azaltmayı hedefleyen Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı’nı uygulamaya koymuştur.
Küresel bazda ki senaryolara dönecek olursak, raporda uzun vadeli emisyon projeksiyonları kullanılarak 2030 yılına kadar ki sera gazı emisyonları eğiliminin tüm yüzyılın sonuna kadar ki eğilimi yansıttığı paylaşılmış ve mevcut politikaların devam etmesi halinde 2100 yılına kadar sıcaklıkların %66 olasılıkla ortalama 3,4 – 3,9 C aralığında artacağı öngörülmüştür.
Bu sebeple, UNEP Genel Direktörü Inger Andersen, raporu yorumlarken “İklim değişikliğine karşı erken ve güçlü bir şekilde harekete geçmeyerek gösterdiğimiz kolektif başarısızlığımız, şimdi büyük azaltımlar yapmamız gerektiği anlamına geliyor; önümüzdeki 10 yıl boyunca, yılda %7’nin üzerinde emisyon azaltımı yapmamız, bu da ülkelerin yeni iklim taahhütleri konusunda 2020’nin sonuna kadar bekleyemeyeceklerini göstermektedir. Ülkeler, şehirler, bölgeler, işletmeler ve bireyler, şimdi hemen harekete geçmeli. 2020 yılında emisyonları mümkün olduğunca azaltacak hızlı kazanımlara, ardından da ekonomilerin ve toplumların büyük dönüşümlerini başlatmak için daha güçlü Ulusal Katkılara (NDC’ler) ihtiyacımız var. İklim eylemini ertelediğimiz yılların açığını kapatmak zorundayız. Bunları gerçekleştiremediğimiz takdirde, 1,5 derece hedefini tutturma ihtimalimiz 2030 yılından önce ortadan kalkacaktır.” sözlerine yer vermiştir.
Bunu denemek zorundayız, daha fazla geçikme geri dönülemez ve daha pahalı sonuçlanabilir. #dünyalimitaşıyor